Dr. Erkin Baidarov “Özbekistan’ın Etnik Yapısı ve Kimlik Problemleri” adlı seminer verdi

Ahmet Yesevi Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Uzman Araştırmacılarından Dr. Erkin Baidarov “Özbekistan’ın Etnik Yapısı ve Kimlik Problemleri” adlı seminer verdi.Dr. Erkin Baidarov Özbekistan’ın etnik yapısı ve kimlik problemleri konulu seminerinde ana hatlarıyla Özbekistan’da yaşayan başlıca etnik gruplar, kültür merkezleri ve azınlıkların haklarını koruyan ilgili kanun maddeleri hakkında bilgiler sundu. Özbekistan’da 130’dan fazla etnik grubun bulunduğunu belirterek bu açıdan Kazakistan ile benzerlik taşıdığını ifade etti. Özbekistan Cumhuriyeti’nin Milletler Arası Kültür Merkezi’ni etnik gruplar arasında uyumu sağlanması ve sürdürülmesi konusunda bir araç olarak kullandığını belirtti. Buna ek olarak Özbekistan’da toplam 150 kültür merkezinin bulunduğunu bunların 14’ünün devlet statüsüne sahip olduğunu ve hepsinin Milletler Arası Kültür Merkezi çatısı altında bulunduğunun altını çizdi. Bu kültür merkezlerinin genelikle kendi etnik gruplarının yoğun olarak yaşadığı bölgelerde faaliyet gösterdiklerini sözlerine ekledi.

Etnik politikanın temelinin Özbekistan Cumhuriyeti anayasasının 18. maddesine dayandığını ve anayasa maddeleri, Cumhurbaşkanının kararları ve Bakanlar Kurulu kararları ile yönetildiğini ifade etti. Seminerinin devamında Özbekistan’da yaşayan başlıca etnik grupların hakkında verdiği bilgilerde 2013 yılı verilerine göre 1,4 milyon Tacik, 1,2 milyon Kazak, 800 bin Rus ile 500 bin civarında Karakalpak’ın yaşadığını belirtti. Bu etnik grupların yerleşim alanları konusunda ise Taciklerin yoğunlukla Semerkant ve Buhara’da, Kazakların Taşkent, Navai, Sırdarya ve Karakalpak civarında yaşadığını iletirken Rusların büyük çoğunluğunun Taşkent’te ve Karakalpakların büyük bir bölümünün ise Karakalpak Özerk Cumhuriyetinde yaşadığını ifade etti.

Kimlik açısından herhangi bir politik tartışmanın yaşanmadığını ifade ederek tartışmaların daha çok tarihsel ve kültürel konular üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Buna örnek olarak kimlik ve soy tartışmalarında Özbeklerin Türk, Özbek veya İran kökenlerinin hangisine daha yakın olduğu tartışmalarını gösterdi. Orta Asya’da yapılan tarihsel tartışmalarda ise her ülkenin kendisini tarih sahnesinde ön plana koyarak belli kökenlere dayandırdığını ifade etti. Halbuki tüm Orta Asya ülkelerinden tarihçi ve araştırmacıların bir araya getirilerek ortak bir Türk Dünyası tarihi çalışması yapılmasının bu soruna çözüm olabileceğini belirtti.

Seminerin sonunda katılımcılar Özbekistan’daki etnik politika ve yapı konuları hakkında görüş alışverişinde bulundular.


Haber Resimleri