Mütevelli Heyet Başkanı Yunus Emre Vakfı’nın Danışma Kurulu Toplantısına Katıldı

Türk dili, tarihi, kültürü ve sanatını tanıtmak üzere 2007 yılında kurulan Yunus Emre Vakfının misyonunu yerine getirmek üzere teşkilatlandırdığı ilk kurum olan ve 2009 yılında çalışmalarına başlayan Yunus Emre Enstitüsü, yedinci faaliyet yılına girdi. Dünyada yaşanan siyasi çalkantılar karşısında Anadolu'nun kadim medeniyet birikiminin yeniden canlandırılması ve böyle bir altyapının bulunmadığı diğer coğrafyalara taşınmasının dünyanın mevcut problemlerine çözüm olabileceği düşüncesiyle hareket eden Yunus Emre Enstitüsü, Danışma Kurulu Üyelerini çizeceği yeni rotaları istişare etmek için Ankara Hilton Oteli’nde bir araya getirdi.

23 Mart Çarşamba günü düzenlenen toplantı Türkiye’nin önde gelen akademisyen, yazar, bürokrat ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Genişleme Politikaları ve Derinleşme ile Stratejik İletişim ve Kurumsal Vizyon konulu oturumlarda söz alan kurul üyeleri, Yunus Emre Enstitüsünün gelecek tahayyülünü şekillendirecek değerli katkılarda bulundu. Enstitünün yedi yıllık faaliyetlerinin de ayrıca gündeme geldiği toplantının açılış konuşmasını Yunus Emre Vakfı adına gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Vekili Ali Şahin, “Tarihte farklı coğrafyalarda kültürel ve siyasi etkileri olmuş bir milletin mensuplarıyız. Türkiye’nin dünyadaki varlığını, sadece siyasi anlamda bir varlık olarak değerlendirmemek gerek. Ulaştığımız ülkelerin yerel halkının Türkiye hakkındaki izlenimleri o toplumlarda kalıcı etkiler bırakacaktır. Yunus Emre Enstitüsü, bu izlenimlerin kültür ve medeniyetimizin yansımalarını da içermesi için kurulmuştur. Enstitü, kısa sürede kültürel diplomasimizin en önemli aktörlerinden biri haline gelmiştir. Enstitünün daha sağlıklı ve verimli bir şekilde çalışmalarına devam etmesi için Danışma Kurulu Üyelerinin fikir birliğine ihtiyacımız var. Bu bağlamda bu önemli toplantının hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.” diyerek vakfın kuruluş vizyonunu ortaya koyan bir konuşma yaptı.

Yunus Emre Vakfı’nın kuruluş misyonu ve Türkiye’nin kültür diplomasisi alanındaki önemine değinen Ali Şahin’in ardından Danışma Kurulu Toplantısı’nın takdim konuşmasını gerçekleştiren Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, “Yunus Emre Enstitüsünün 7. Faaliyet yılına girerken sizinle Enstitümüzün yol haritasını belirlemek istiyoruz. Enstitümüz, dâhil olduğumuz medeniyetin asrılar boyunca inşa ettiği kültürü dünyaya tanıtmak için kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu amaçla teşkilatlandırdığı benzer kurum ve kuruluşlarla birlikte biz de, kültürel diplomasimizi daha güçlü hale getirmek için çabalıyoruz. Enstitümüzün temel amacı bize ait olanı dünyaya taşımak ve dünya kamuoyuna tanıtmaktır. Bu amaca ulaşabilmek ve dünyaya söyleyecek sözlerimiz olduğunu kanıtlamak için insan odaklı bir anlayışı, din, dil ve ırk gözetmeksizin ortak değerlerle yaşamayı benimsememiz gerekir. Bu temel düstur doğrultusunda gelecek vizyonumuzu sizlerle istişare etmek değerli görüş ve önerilerinizi almak için bir araya geldiğimiz toplantımızda bizler bugünkü az konuşup, sizlerin yapacağı konuşmaları dinlemeyi istiyor, yeni rotalarımızı sizin fikirlerinizle şekillendirmek istiyoruz. ”diyerek, Danışma Kurulu toplantısı özelinde Yunus Emre Enstitüsünün misyon ve vizyonunu ortaya koydu.

Genişleme ve Derinleşme Politikaları başlıklı oturumun açılış konuşmasını yapan Enstitü Başkan Yardımcısı Dr. Şaban Çobanoğlu’ndan sonra sözü alan oturum başkanı Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Yunus Emre Enstitüsünün yedi yıl içerisinde çok yol aldığını ve merkezlerin Afrika ve Amerika kıtalarında da açılması gerektiğini vurgulayarak, Yunus Emre Enstitüsü tarafından kurulan ya da desteklenen Türkoloji bölümlerinin dünya üniversitelerinde bulunmasının da bu bağlamda büyük rol oynayacağını söyledi. Genişleme ve Derinleşme Politikaları oturumunda Yunus Emre Enstitüsünün yedinci faaliyet yılı itibariyle hayata geçirilecek stratejik hedefler genişleme ve derinleşme öncelikleri özelinde, dil ve kültür politikalarının gözden geçirilmesi ve Yunus Emre Enstitüsünün gittiği coğrafyalarda yeni cazibe merkezleri oluşturmasının gerekliliği gibi konular üzerinde duruldu.

Prof. Dr. Musa Yıldız’ın başkanlık yaptığı Yunus Emre Vakfı Danışma Kurulu Toplantısı’nın ikinci oturumu olan Stratejik İletişim Ve Kurumsal Vizyon oturumu, Enstitü Başkan Yardımcısı Dr. Ebubekir Ceylan tarafından yapılan konuşma ile başladı. Ceylan “Yaptığımız etkinliklerin günlük hengâmenin karmaşasında kaybolmasını değil, ulaştığımız kesimlerin gündeminde yer bulmasını ve uluslararası gündeme ait büyük fotoğraflarda yer almasını istiyoruz. Yedinci faaliyet yılımıza girerken siz değerli danışma kurlu üyelerimizi bir araya getirip zarf-mazruf dengesini gözeterek sizin fikirleriniz ile yeni yollar çizmek istiyoruz. Bu kapsamda önceden belirlenen konseptlerle örneğin UNESCO yıldönümlerini oldukça önemsiyoruz. Bu bağlamda geçtiğimiz yıllarda Evliya Çelebi, Matrakçı Nasuh, Piri Reis, Itri gibi değerlerimiz ile ilgili çeşitli faaliyetler gerçekleştirdik. Gittiğimiz ülkelerde yerel halka, gençlere ve liderlik potansiyeli olup iki ülke arasında köprü olma özelliği taşıyabilecek insanlara ulaşmayı hedefliyoruz” diyerek, sözü kurul üyelerine bıraktı.

Rasim Özdenören, İlber Ortaylı, Büyükelçi Lale Ülker, Prof. Dr. Musa Yıldız, Prof. Dr. Öcal Oğuz, Prof. Dr. Mahmut Ak, Prof. Dr. Yusuf Sarinay ve Prof. Dr. A. Merthan Dündar Doç. Dr. Kudret Bülbül ve Doç. Dr. Ömer Bolat gibi alanlarında uzman akademisyen, entelektüel ve bürokratların Yunus Emre Enstitüsünün gelecek tahayyülüne dair fikirlerini büyük bir açık yüreklilikle sunduğu Danışma Kurlu Toplantısı, toplantı boyunca ele alınan meselelerle ilgili ortaya konulan öneri ve tekliflerin takdiminden sonra çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.


Haber Resimleri