Ahmet Yesevi Üniversitesinde “Türk Dünyası Âşıklık Geleneği” Konuşuldu

Ahmet Yesevi Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Enstitüsünün düzenlediği haftalık Telekonferanslar kapsamında bu hafta Yıldırım Beyazıt Üniversitesinden Doç. Dr. Oğuzhan Aydın “Dede Korkut’un Kopuzundan Âşık Veysel’in Sazına” konulu bir konferans verdi. 30 Nisan Perşembe günü çevrimiçi (online) olarak yapılan etkinliğin moderatörlüğünü Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Bekir Şişman yaptı. Türkiye ve Kazakistan’dan takip  edilen konferansa Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, personel ve öğrenci katıldı. 

Konuşmasında Doç. Dr. Oğuzhan Aydın özetle şunları söyledi: “Âşıklık geleneği binlerce yıldır uluğ Türkistan coğrafyasında hüküm sürmüş, oradan Anadolu’ya gelmiş ve bugüne kadar da sağlam bir biçimde sürekliliğini devam ettirmiştir. Nerede bir Türk varsa orada bir âşık (ozan) vardır. Örneğin İran’da yedi muhitte âşıklık geleneği icra edilmektedir. Bu geleneğin temsilcileri hep halkın ve hakkın yanında olmuştur. Bu geleneğin kapısını Dede korkut açmıştır. O ozanların piridir. Yesevi babamız da ozandır. O bu geleneğe derinlik ve anlam kazandırmıştır. Anadolu’da Yunus Emre, Âşık Şenlik, Sümmani Baba, Âşık Veysel, Âşık Müdami onun birer takipçileri olmuşlardır. Geleneğin zayıfladığını iddia edenler var. Ben buna asla katılmıyorum. Çok yetenekli gençler geliyor arkadan. Geleneğin icra bağlamı ve yetişme tarzları ve muhitleri değişti, gelenek biraz evirildi. Ancak Türk milleti var oldukça bu gelenek de var olmaya devam edecektir.

Âşıklar çok yönlü kişilerdir. Onlar birer sanatçıdır, kültür adamıdır, hatiptir, din adamıdır, kanaat önderidir, örnek modeldir, halkın habercisidir, sözcüsüdür, temsilcisidir. Gören gözü, işiten kulağıdır.  Âşıklar yaşadıkları muhitin adeta kartvizitidir. Sivas denilince Âşık Veysel, Erzurum denilince Âşık Sümmani, Kars denilince Âşık Şenlik, Kayseri denilince Âşık Seyrani, Çukurova denilince Karacaoğlan akla gelir hemen. Âşıklar ömürlerince hep hikmeti aramışlar,  peygamberimizin takipçileri olmuşlardır.”

Doç. Dr. Aydın’ın ilgi ile takip edilen konferansı soru-cevap bölümünün ardından teşekkür konuşmalarıyla son buldu. 


Haber Resimleri