Bulat Avelbaev “Orta Asya Ülkelerinin Su ve Enerji İlişkileri” konulu seminer verdi.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsünde Bulat Avelbaev “Orta Asya Ülkelerinin Su ve Enerji İlişkileri” konulu seminer verdi.

Bulat Avelbaev “Orta Asya Ülkelerinin Su ve Enerji İlişkileri” adlı seminerinde ana hatlarıyla Orta Asya’daki su havzaları, hidro elektrik santraller ve jeopolitik güç dengeleri konularına değindi. Su konusundaki problemlerin diğer ekonomik, politik, sosyal konularla bağlantılı olduğunu belirterek bu konuyu izole bir şekilde incelemenin doğru olmayacağını ifade etti. Ayrıca, konunun derinlemesine analiz edildiğinde soruların ancak uzun vadeli stratejiler ile çözülebileceğini belirtti. Orta Asya’daki su kaynaklarından bahsederken Aral su havzası bölgesine giren Amu Darya ve Sırdarya nehirleri ve bu nehirler üzerine kurulan veya kurulmakta olan hidro elektrik santralleri hakkında detaylı teknik bilgiler sundu. Seminerin devamında Orta Asya su havzaları haritasında ülkeler arasında sorunlu bölgeleri göstererek bu bölgeler hakkında bilgiler vermenin yanı sıra sorunların genellikle politik anlaşmazlıklardan dolayı çıktığını belirtti.  

Su ve enerji kaynaklarına etki eden faktörlerin arasında en önemli faktörün tabiat faktörü olduğuna dikkat çekerek dönemsel gelişimlerin yaz ve kış aylarında bu kaynakları doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi. Buna ek olarak bu konuda politika öngürüler ve analizlerde dönemsel değişimlerin dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi. Bölge ülkelerinin su ve enerji politikalarına yönelik analizlerde Şubat ayından itibaren Kırgızistan’da Toktogul ve Tacikistan’da ise Kayrakkum barajlarındaki su seviyelerine bakılarak bu ülkelerin Nisan ve Mayıs aylarında izleyebileceği politikaların öngörülebileceğini ifade etti. Tacikistan örneğinde Şubat ayının tarımda sulama ayı olması nedeniyle Tacikistan ve Özbekistan arasında Bakanlar seviyesinde her sene görüşmelerin yürütüldüğünü sözlerine ekledi.

Rogun ve Kambarata barajının kurulmasına yönelik Tacikistan, Kırgızistan ve Özbekistan arasındaki görüş ayrılıklarından bahsetti. Özbek hükümeti’nin bu barajların kurulmasının bölgede su sıkıntısına yol açacağı argumanını savunduğu için bu barajların yapımına karşı olduğunu ifade etti. Öte yandan Dünya Bankasının konuyla ilgili yapmış olduğu raporun bulgularında bu etkinin Özbekistan’ın belirttiğinden daha az olacağının belirtildiğini ifade etti. Bölgedeki en önemli altyapı yatırım projeleri arasında CASA-1000 projesinin olduğunu ve bu proje çerçevesinde Rusya, Çin ve İran’ın doğrudan katılımcı, ABD’nin ise Dünya Bankası aracılığıyla dolaylı olarak katıldığını belirterek Çin’in altyapı çalışmalarına büyük yatırımlarda bulunarak diğer katılımcılardan daha etkin rol oynadığını sözlerine ekledi. Böylece Orta Asya’daki su ve enerji sorununa bölge ülkelerine ek olarak uluslararası aktörlerin de dahil olarak çözüm önerileri getirmeye çalıştığını ifade etti. Seminerinin sonunda eğer Tacikistan ve Kırgızistan’da yapılmakta olan Rogun, Kambarata-1 ve Kambarata-2 ile Yukarı Narın barajlarının inşatının bitirilmesi halinde bölgedeki su ve enerji dengelerinin değişeceğini belirtti.

Seminer sonunda katılımcılar Orta Asya’daki su konusundaki sorunlar ve hidro elektrik santraller hakkında görüş alışverişinde bulundular.


Haber Resimleri