Yrd. Doç. Dr. Fethi Kılıç “İnsan Haklarının Tarihi Gelişimi ve İnsan Hakları Kategorileri” Konulu Seminer verdi.

Ahmet Yesevi Üniversitesinin Almatı’da bulunan Avrasya Araştırma Enstitüsünde, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr.Fethi Kılıç “İnsan Haklarının Tarihi Gelişimi ve İnsan Hakları Kategorileri” Konulu Seminer verdi.

İnsan haklarının tarihi gelişimi ve insan hakları kategorileri seminerinde ana hatlarıyla insan hakları, insan hakları kategorileri, ve ülkelerin insan haklarına bakışı konularına değindi. İnsan haklarının tanımı konusunda detaylı bilgiler sundu. Bu bilgiler arasında insan haklarının doğustan sahip olunan ve onur ve haysiyet ile özdeşen haklar olduğunu belirtti. Hukuk düzeninde ise insan haklarının kullanılması kişilerin iradesine bırakılarak toplum çıkarları ile sınırlandırılan kavrama insan hakları denildiğini ifade etti. Devletlerin bu hakları tanıması, koruması ve uygulaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Seminerinin devamında insan hakları konusunda teorik tartışmalara değinerek burada güç hakkı yapar mı ve güçlü her zaman haklı mıdır sorularının tartışıldığını ifade etti. İnsan haklarına genel bir standart getirilmesi için Birleşmiş Milletlerin İnsan Hakları Evrensel Sözleşmesini hazırladığını ve bunu Birleşmiş Milletlere üye ülkelerin imzaladığını belirtti. Bu sürecin ardından ortya çıkan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Mahkemesi ve bundan sonraki antlaşmaların genel bir insan hakları standardı oluşturma amacıyla düzenlendiklerini ifade etti.

İnsan haklarının üç kuşaktan oluştuğunu ilk kuşak içerisinde doğal haklar ile devlete karşı korunan hakların yer aldığını ikinci sırada ekonomik ve siyasal hakların bulunduğunu üçüncü sırada ise kendi kendini ifade etme hakkının olduğunu belirtti. Özgürlükler konusunda özgürlüğün tanımının iyi yapılmasını çünkü özgürlüğün her istediğini yapabilmek olmadığını özgürlüğün asıl tanımının kişinin kendisine bırakılan alanda istediğini yapabilmesi olduğunu vurguladı.

Devletlerin insan haklarını tanıması ve uygulamasını kolaylaştırmasının toplumda kaynaşma yaratacağını lakin bu koşulların sağlanmadığı takdirde problemler çıkabileceğini dile getirdi. İnsan haklarının herkez için gerekli olduğunu bu yüzden iyi bir sistem kurulması gerektiğini insanların insan hakları ihlalleri gördükleri zaman bu ihlallerin giderilmesi için çaba sarf etmesi gerektiğini belirtti. İnsan haklarına ülkelerin bakış açılarının değişik olabileceğini vurgulayarak Batı ülkelerinde siyasal ve sivil haklara, sosyalist ülkelerde ekonomik haklara ve üçüncü dünya ülkelerinde ulusal bağımsızlık ile ilgili haklara önem verildiğini ifade etti. Birleşmiş Milletlerin bu hakları tek metin haline getirdiğini ve İnsan Hakları Evrensel Sözleşmesini imzalayan ülkelerin bu hakların şartlarını yerine getirmekle zorunlu olduklarını dile getirdi. Konuşmasının sonunda insan haklarının ırk, renk, cinsiyet, dil, din ve statüye göre değişmediğini ve temennisinin insan hakları ihlalinin olmadığı günleri görebilmek olduğunu belirtti.

Seminerinin sonunda katılımcılar insan haklarının korunması konusunda görüş alışverişinde bulundular.


Haber Resimleri